Yakınlarımızdan Da Uzağa

Yakınlarımızdan Da Uzağa.-Nasıl? Gerçek ahlaksal olanın özü eylemlerimizin başkaları için en yakın ve doğrudan sonuçlarını göze almamızda ve ona göre karar vermemizde yatmıyor mu? Bu, ahlak olsa bile, sadece dar ve küçük burjuva ahlakıdır: Ama bana daha yüksek ve daha özgür düşünülmüş gibi görünüyor, başkası için en yakın sonuçları görmezlikten gelmek ve duruma göre daha uzun amaçları başkasının acısıyla da teşvik etmek… örneğin özgür düşünüşümüz ilk önce ve doğrudan başkalarını şüpheye, kedere ve daha kötüsüne düşüreceği anlayışına rağmen bilgiyi teşvik etmek. Yakınımıza en azından kendimize davrandığımız gibi davranamaz mıyız? Ve eğer kendimizde dar ve küçük burjuva gibi doğrudan sonuçları ve acıları düşünmüyorsak, ona neden düşünelim? Kendimiz için fedakârlığın bir anlamı bulunduğu varsayalım: Yakınımızla birlikte fedakarlık yapmayı yasaklayan nedir? – Tıpkı bir yurttaşı ötekine feda eden devletin ve hükümdarın şimdiye değin yaptığı gibi; “ genel menfaatlerden dolayı” denir ya. Ama bizim de genel ve belki daha da genel çıkarlarımız var. Gelecek kuşaklar için şimdiki neslin birkaç bireyinin feda edilmesine niçin izin verilmesin? Nitekim, tasaları, huzursuzlukları, ümitsizlikleri, hataları ve korku adımları gerekli bulunabilir, çünkü yeni bir saban demiri toprağı deşmek ve herkes için verimli yapmak zorunda değil mi? – Nihayet: Biz yakınımıza kendini içinde kurban olarak hissedebileceği fikirler veririz, onu bir görevde kullanırız ve bu görevi yapmaya ikna ederiz. Öyleyse biz merhametsiz miyiz? Ama eğer kendi merhametimizi aşarak kendimize karşı bir utku kazanmak istiyorsak, bu insanın bir eylemin bir yakınına iyilik mi yaptığı yoksa acı mı verdiğini keşfettiği zaman kendini emin hissetmesinden daha yüce ve daha özgür bir tavır ve ruh hali değil midir? Buna karşın biz yine kurbanla – buna biz ve yakınlarımız da dahildir – daha fazlasına erişemediğimizi varsaysak bile, insani gücün genel duygusunu güçlendirip yükseltiriz. Ama bu dahi mutluluğun olumlu bir artışı olur. – Son olarak; eğer hatta bu… ama burada daha fazla konuşmayalım! Bir bakış yeter, beni anladınız.

Nietzsche – TAN KIZILLIĞI Ahlaksal Önyargılar Üzerine Düşünceler

Advertisements
This entry was posted in Bugüniçin/Fortoday/FürHeute. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s