Neyi Düşündüğünü Anlatamamak…

-Ne çok seviyorsun şu tasnif işini. İllaki birilerine veya bir şeye bir isim, sıfat, zamirle hitap edeceksin. Hitap etmesen bile düşüncelerinde yine aynı kalıplar olacak. Kimin, nerden, nasıl ve ne şekilde bulduğunu bilmediğin bu kelimelerin dışına çıkamayacaksın. Düşündüğünü zannettiğin o anlarda bile düşünceni yönlendiren kelimelerin senin olduğunu sanıyorsun. Onlar senin değil ve hiçbir zaman sana ait olamayacak-

Bu noktaya gelmemdeki hadise, neden ismimin “Bahar” olduğunu değil de, neden bir ismim olduğunu düşünmek ile başladı. Sadece ismimin anlamıyla uğraşıyor olsaydım da konu buralara kadar gelmeseydi diye düşünmüyor değilim şu anda. Evet, bir şekilde bir isme sahibim ama neden? Çok kalabalığız diye mi? Tahlilim veya tasnifim daha kolay olsun diye mi? Ayrıca senin de bir ismin var biliyorsun değil mi? Seni hep o lafla çağırıyorlar, senden hep o isimle bahsediyorlar ve senin adının geçtiği bir yerde gözlerimizin önünde hemen senin resmin canlanıyor. Senin ismin olmasaydı eğer, biz seni bilemez miydik? Bence bilirdik.

Bahsettiğim şey insanlara neden isim verildiği değil. Mesela neden bize insan deniyor? Hadi tamam daha genel bir tasnifim olsun insan diye, ama peki ya beni insan yapan özellikler ne, düşündün mü? Sadece düşünüyor olabildiğimden bahsediyorsan eğer, bu yazının devamını okumasan yeridir.

Okuduğun kitabı çok beğeniyorsun ya bazen, aslında beğendiğin şey o kitap değil, içindeki karakter, öykü veya bir olay oluyor. Ama sen o kitabı beğendiğini söylüyorsun. Öyküdeki kurgunun gidişatını düşünüyorsun ama kitaba neden kitap dendiğini düşünüyor musun? Bize bunu düşündürtmeyen çağrışımları nerden öğrendik? Gerçekten neyi sevdiğini bilemiyorsun bence. Eğer gerçekten kitaptaki karakteri sevmiş olsaydın, kitabı sevdiğini değil kitaptaki karakteri sevdiğini söylerdin. Ya da hiçbir şey söylememek daha mı iyiydi?

Neyden bahsettiğim hakkında en ufak bir fikri olan var mı? Bence her şeye yeniden başlamalı, yeni bir başlık atmalı ve teşbihin dozunu ayarlamalıyım.

Tahlil, Tashih ve Tasnif

Ama gerçekten ne çok seviyorsun şu tasnif işini. Bir ismin var diye ve insan kategorisine sorgusuz sualsiz alındın diye, sen de mecbur musun hepimizi tasnif etmeye? Kelimelerin sende uyandırdığı çağrışımların müsebbibinin sen olduğunu mu sanıyorsun?

Önce bir tahlil et. Kekin içinde unu var mı, yumurtası var mı, şekeri var mı diye. Her şeyinin olduğundan emin olduysan tadına bak bakalım. Eğer tadı hoşuna gitmedi ve şekerinin az olduğuna karar verdiysen, otur o keki sen yap. Sonra tekrar tadına bak. Baktın yine beğenmedin, biraz unu azaltıp üşenmeden tekrar bir kek daha yap. Sana göre en güzel lezzete ulaşana kadar dene, uğraş, biraz yorul. En iyisine ulaşmak için tashihlerden kaçınma!

En nihayetinde, gerçekten o kekin olduğuna karar verdiğinde, tek yapman gereken ona bir daha “kek” dememek. Bırak herkes ona kek desin.  Belki bütün keklerin ana malzemesi aynı ama hiçbir malzemenin oranının aynı olması mümkün değil. İşte bu yüzden sen ona başka bir şey de. Ne gerek var her şeyi tasnif etmeye? Evet sana diyorum.

Sen gerçekten kim olduğunun, ne olduğunun, ne yaptığının, neyi düşündüğünün, neyi düşlediğinin… farkında mısın?

Advertisements
This entry was posted in Bugüniçin/Fortoday/FürHeute. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s