Lomography

Bu alandaki ilk paylaşımım “Lomography” üzerine olacak.

Lomo (Leningradskoye Optiko Mechanichesckoye Obyedinenie/Leningrad Mercek ve Mekanik Fabrikası) tarafından üretilen özel merceklerle meydana getirilmiş fotoğraf makinaları ile çekilen fotoğrafların yarattığı akıma Lomography denmekte. Bu makinalar ile çekilen fotoğraflarda farklı dokular yaratılması mümkün. Bu akımın temel sloganı  ise “Düşünme, çek”. Çok ayrıntılı bilgim olmadığı için eğer ilgileniyorsanız en azından wikipedia’dan bilgilenme olanağınız var.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Lomografi

Lomography’nin 10 altın kuralı var.

1. Kameranızı gittiğiniz her yere götürün. Nerede ne ile karşılacağınızı asla bilemezsiniz.

2. Kameranızı günün her saati kullanın, gündüz ve gece. Çünkü her anın ayrı bir hissi var.

3. Kameranız hayatınızın akışını engellememeli; onun bir parçası olmalı. Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi…

4. Kameranızı farklı açılarda tutun. Deklanşöre basarken, ne çektiğinizi görmek zorunda değilsiniz.

5. Kameranız elinizdeyken, yakınlaşmaktan korkmayın. İçinizde fotoğraf çekme arzusu oluşturan nesne ya da kişiyi mümkün olduğunca yakın markaja alın.

6. Düşünmeyin! Kameranızı alın, dışarı çıkın ve önünüze geleni çekin.

7. Hızlı olun! Saniyenin onda biri bile önemli. Ayarlarla vakit kaybetmeyin.

8. Film üzerine ne kaydettiğinizi önceden bilmek zorunda değilsiniz. Rastlantılara izin verin. Hayatın keyfini çıkartmaya bakın.

9. Sonradan da… “Aaa! O ne? Bunu ne zaman çekmişim? Nerde çekmişim?” Beyninizi bu tür sorularla meşgul etmeyin.

10. Kuralları kafanıza takmayın. 10 Altın Kural’ı unutun. Canınız ne istiyorsa, onu yapın.

Ben de yukarıda fotoğrafını paylaşmış olduğum “Diana Mini” modeline sahibim. Yaklaşık 1 aydır benimle. İlk karelerin çekilmesi benim için çok heyecanlı ve eğlenceli olmuştu. Yeni yeni makinayı kavramaya başladım. Ama çok önemli bir sorunum var. Bulunduğum yerde dijital makinaların hakimiyetinden dolayı, filmleri bastırma olanağım çok zor oluyor. Sadece 1 kere tab ettirebildim ve onlar da istediğim gibi olmadı. Çünkü bu makinayla 24×24 veya 24×17 boyutunda fotoğraf çekiyorsunuz ve buradaki fotoğrafçılarda sadece 3 boyut seçeneği var. Ayrıca bu boyut problemi dışında bir de ücret problemi var. İlk ve tek tabımda 20 adet foto için 10 Euro ödedim ve istediğim gibi de yapmadılar. Ayrıca diğer bir teklif  ise  36’lık film için 30 Euro civarı şeklindeydi. Yeterince pahalı. O yüzden burada derdimi tam olarak anlatacağım ve ucuz olan bir fotoğrafçı bulana kadar çektiklerimi göremeyeceğim gibi gözüküyor. Eğer bir yolunu bulur da çektiğim fotoğrafları bilgisayara aktarabilirsem, burada da paylaşabilirim.

Bu makinalar hakkında daha fazla bilgi almak, bütün modellerini incelemek veya satın almak isterseniz şu adresten bunlara ulaşabilirsiniz: http://www.lomography.com/

Advertisements
This entry was posted in Sanat/Art/Kunst. Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s