Bir cumartesi sabahı işe gidilmemiş, mis gibi uyunmuş, gazeteye göz atılmış, televizyonda bütün kanallar arasında iki tur atılmış ve yeni Uykusuz okunmak için başucuna bırakılmış. Sırada muhteşem kahvaltı var!
Bugün kahvaltımızın ana konuğu Patates. Yanında Hellim peyniri ve yumurtayı da beraberinde getirmiş. Hepsi birleşince şöyle bir şeyler oluyor; Yumurtalı hellim peynirli patates veya patatesli hellim peynirli yumurta veya patatesli yumurtalı hellim peyniri. Artık size göre hangisi daha demirbaş bir malzemeyse onu sona alıyoruz. Ben patatesi seçtim ve yumurtalı hellim peynirli patates demeye karar verdim. Evet yapım aşamasına başlıyoruz:
1- Öncelikle radyomuzu alıp, güzel bir frekans seçiyoruz. İsteğe göre radyo harici bir müzik yayını da sağlayabilirsiniz ama radyo daha keyifli oluyor. Arada reklam filan girsin, efendime söyleyeyim biraz konuşmalar, sohbetler filan olsun.
2- Müzik yayını sağlandıktan sonra, dolabı açıyoruz ve bakıyoruz acaba malzemelerimizin hepsi mevcut mu? Patates evet, yumurta evet ve hellim, hel limm aaa yoksa! Biraz daha karıştırıyoruz dolabı.. Evet o da var. Seviniyoruz. İsteğe göre siz de olmayan veya bulunamayan malzelemelerinizi dilediğinizce dolapta arayabilirsiniz. Ama bu arayış süreci fazla uzatılmamalı. Bulamadıysanız gidin alın olmayanları marketten veya komşudan isteyin.
3- Malzemeler temin edildiyse, büyük bir aşama kaydettik demektir. Malzemeler: Patates, yumurta, hellim peyniri, miktar olarak belirlediğimiz ölçü birimi: Allah ne verdiyse. Ben bir orta boy ve bir küçük boy patates, 3 yumurta ve yarım paket kadar hellimle çalışmalara başladım. İsteğe bağlı olarak miktarlar azaltılabilir veya çoğaltılabilir. Zaten ölçü birimimiz de bu konuda bize yol gösterici olmakta.
4- Let’s do it! Önce patatesleri yıkayalım, soyalım, sevelim, aman da ne tatlı şeysin sen diyelim ve sonra hahahaaa diye pis bir kahkaha atalım ve küp küp keselim. İşte böyle;
5- Küp küp kesip katlettiğimiz patatesleri bir kenara bırakıp, dinlediğimiz müziğe eşlik ederek bir tava çıkaralım, ocağı yakalım, tavaya yağ koyup kızışmasını bekleyelim. İsteğe göre müziğe eşlik edilmeyebilir ama en azından mırıldanılsa çok tatlı bir insan olursunuz.
6- Tavaya koyduğumuz yağın kızartma kıvamına geldiğini anlamak için, bir küp patatesi tavaya atıyoruz ve cızırdama sesi geliyorsa, diğer küp patatesleri de alıp sakince atıyoruz tavaya. Patatesler kızarmaya başlasınnnnn…
7- Cızırtılar, kızırtılar kendi çapında devam ederken, mevzudan uzaklaşıp hellimin yanına gidiyoruz. Sevgili hellim peynirimizi de küp küp doğruyoruz. Zaten kendisi bu boyuta ulaşmada çok hevesli bir yapıya sahip. Hellimleri doğradıktan sonra, patateslerin kızarmasını bekliyoruz. Bu bekleme anında dans ederek, kahvaltı masasını hazırlayabiliriz, ekmekleri kızartabiliriz. İsteğe bağlı olarak dans edilmeyebilir. Zira radyoda saçma bir reklam çıkmış olabilir, o sırada telefonunuz çalmış olabilir vs vs.. İsteğe bağlı olarak telefon açılmaya da bilir tabii.
8- Ay nerde kalmıştık! Dans, reklam, telefon derken dağıldım biraz. Evet, bence artık patatesler kızarmış olmalı. Hellim de zaten bir köşede beklemedeydi. Kahvaltı masası da hazırlandı tabii. Artık son bir iki hamle kaldı. Mevzunun çok yağlı olmasını istemediğimiz için, yeni bir tava çıkarıyoruz ve kızaran patatesleri bu tavaya alıyoruz. Patateslerin üzerine hellimleri yolluyoruz ve biraz da hellimlerin kızarmasını bekliyoruz. İşte yumurta dahil olmadan önceki görüntü şöyle;
9- Hellimler de kızarma kıvamına yaklaşınca, finalde yumurtaları da kırıyoruz ve azıcık sağdan azıcık soldan karıştırıyoruz. Veee yumurta da pişti. Artık ocağı kapatıp ev ahalisine sesleniyoruz: Haydi gelinnnnn…
SONUÇ:
Tabağımızı ceviz ve kahvaltıların vazgeçilmezi reçelle süslüyoruz. Evet reçel! Reçel olmadan olmaz arkadaş. Hadi bana afiyet olsun. İsteğe göre size de afiyet olabilir



